Ahşap, Hasır, Halat

0 1.026

Daniel Popper, festivallerin büyüsünün ardındaki sanatçı olarak bilinmektedir. Günümüzdeki festivallerde yeri oldukça önemlidir. Eserlerinin ardında sürprizlerle ve derin dünya görüşleri ile karşılaşabiliriz. Popper sanatını, doğa ve yaratıcılığıyla bağlamaktadır. Çalışmaları da bu sayede önemli bir hale geliyor. Sürükleyici, ilham verici ve objektif bir boyut kazanıyor. İlham kaynağının her gün doğada olmak ve onu heyecanlandıranın ne olduğunu sürekli olarak yeniden keşfetmek olduğunu söylüyor.  Projelerinin çoğunda Led aydınlatma, elektronik müzikleri bir araya getiriyor. Eserleri genellikle boyut olarak oldukça büyükler. Vermek istediği ana fikir ise doğa ve insan arasındaki bağı gün yüzüne çıkartmak ve bağlılıklarını arttırmaktır. Bunu da müzik ile pekiştirmek istemektedir. 

Popper, insanları sorunlardan uzaklaştırmaktan ilham alıyor aslında. Onları kendi içlerine dönmelerini sağlıyor.  Sanatçının bu devasa eserlerinde pek çok farklı malzemeyi bir arada görebilmek mümkün. Ahşap, hasır, beton, çelik… Ve tabii ki bitkiler.

Popper sürekli seyahat etmeyi, yeni kültürler öğrenmeyi ve tarihlerini araştırmayı sevmektedir. Bunları da insanlara aktarmayı kendine görev olarak görmüştür. Bu deneyimlerini eserlerinde görmek mümkündür. Gece olunca, eserleri seyircilerin gözleri önünde farklı hallere dönüşmeye başlıyor. Bu da izleyicileri büyülüyor ve farklı duyguların oluşmasını sağlıyor. Daniel Popper, festivallerdeki devasa ve büyüleyici eserlerinin yanı sıra 2011’de Siemens işbirliğiyle 17 bisiklet jeneratör ünitesiyle 6000’den fazla Led’i aydınlatacak bir Baobab ağacı tasarımının da sahibi. Sanatçı bu ağacın, iklim krizine ithafen sürdürülebilirliğin ve gelecek için umudumuz olduğunun bir sembolü olduğunu belirtiyor.

Sevim HARMAN

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.