1 MAYIS  

0 4.319

Bugün 1 Mayıs “emek, mücadele ve dayanışma” günü

 

1 Mayıs’ın “emek, mücadele ve dayanışma” günü olarak ortaya çıkışı 1880’li yıllara dayanmaktadır. Kol emeğinin ağırlıklı olarak kullanıldığı, günde 15 saatten fazla karın tokluğuna çalıştırılan çocukların olması ve aynı zamanda iş yeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev gibi en temel hakların tanınmadığı bir sistem mevcuttu. Bu gidişata dur deme adına ABD’de 1881 yılında yarım milyon işçiyi temsilen kurulan örgütlü meslek ve emek birlikleri federasyonu saatlik iş günü mücadelesini eylemlerle ülke geneline yaymaya çalışınca ortalık karıştı. 1 Mayıs 1886’da yaklaşık 350 bin işçi greve çıktı. Tarih, işçi sınıfının böylesine örgütlü ve kararlı tepkisine ilk kez tanık oluyordu. Eylemcilerin üzerine ateş açıldı, onlarca işçi öldü, bazıları işten çıkarıldı ve idam edildi. ABD İşçi Federasyonu, sekiz saatlik iş günü elde edilinceye kadar her yıl 1 Mayıs’ta kitle gösterileri düzenleme kararı aldı. Bu durum birçok ülkede ses getirmeye başladı.

Türkiye de ise 1 Mayıs ilk olarak Osmanlı döneminde 1905 yılında İzmir’de kutlandı. 1923 İktisat Kongresi’nde 1 Mayıs, “Amele Bayramı” adıyla yasalaştı. 1925 yılı kutlamalarında dağıtılan bir bildiri gerekçe gösterilerek kutlamalar yasaklandı ve işçi bayramları 50 yıl boyunca gizli kutlandı. 1935’te hükümet, 1 Mayıs’ın adını Bahar Bayramı olarak değiştirerek tatil ilan etti.

1976 yılı ise bir dönüm noktası oldu. Taksim Meydanı’nda 400 bin işçinin katılımıyla o zamana kadar ki dönemde yaşanan en görkemli kutlama yapıldı.

Buna karşılık hemen bir yıl sonraki 1977 1 Mayıs’ı tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçecekti. Kalabalığın üzerine çevredeki binalardan ateş açılması sonucu an az 34 kişi öldü, 200’den fazla kişi yaralandı. 1980 askeri darbesi, 1 Mayıs kutlamalarını süresiz yasakladı, 1981’de de 1 Mayıs tatil olmaktan çıkarıldı. 2009’da “Emek ve Dayanışma Günü” olarak resmî tatil ilan edildi.

Haksızlıkların, eşitsizliklerin, adaletsizliklerin ve ezilmenin olmadığı, emeğin sömürülmediği, aydınlık, eşit ve güzel bir dünyayı göreceğimiz günlerin geleceği zamanları dileyelim. Gözlerimizi dünyaya kapatmayalım, yaşanan durumları göz ardı etmeden yeniden inşa edelim bu düzeni. Evet, belki o zamandan bu zamana kadar birçok şey değişmiş, istenilen haklar elde edilmişti. Fakat ne yazık ki hala birçok sorun ile karşı karşıya gelebiliyoruz. Bir yandan artan işsizlik, bir yandan şu an tüm dünyayı saran pandemi süreci, yaşanan iş kazaları, göz ardı edilen iş güvenliği sorunu devam etmektedir. Söz konusu durumların düzelmesini umut etmek ile birlikte emeği görünmeyen evde çalışanların, sadece çocuk olması gerekirken bir çocuk için zor olacak işlerde çalıştırılan çocukların, eşit çalışma koşulları için tüm sesiyle bağıran ve eşitlik isteyen kadınların sesini unutmayalım.

Pandemi sürecinde iş yerlerinin kapanmasıyla işsiz kalan emekçilerin, hayatları pahasına son zamanlarda hayat kurtarmak için çalışan sağlık emekçilerinin haklarını teslim ettiğimiz ve her zaman her yerde verilen emeklerin, mücadelelerin karşılığını alacağımız günleri büyük temenni ile bekleyelim ve bizler de her zaman doğru olanın mücadelesini verelim. Ne de olsa tüm farkı yaratan emektir. Ve sadece beklemek ile de kalmayalım.

Dayanışmanın, iyiliğin, birliğin ve güzelliğin ruhumuzu sardığı günlere…

 

Kaynak: dw.com

Şevval FALAY

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.