Bandwagon Etkisi: Sürü Psikolojisi

0 4.382

Bandwagon esasen herkesin kendinden bildiği bir konu; Sürü psikolojisi. Kavram anlaşılabilir olduğundan pek kimse de araştırıp nereden çıktı acaba diye bir sorgulama eğiliminde olmuyor. Benim ise yaşama biçimim, konusu fark etmeksizin sürekli bir sorgulama ve araştırma içinde olmak Her neyse konumuza dönecek olursak; Türkçeye “Bandolu vagon” olarak çevirebileceğimiz bu teriminin kökleri Amerika Birleşik Devletlerindeki eski seçim kampanyalarına dayanır. General Zachary Taylor o zamanki başkan adayımızdır. 1848 yılında Dan Rice isimli bir palyaçonun seçimler sırasında aklına gelen bu fikir sonraki zamanlarda çok ses getirecektir. Bando arabası ve coşkulu müziklerle turlara çıkan bu palyaço “bandoya katıl” sloganıyla insanların dikkatini çekmeyi başarmış ve adaylar seçimlerde başarılı sonuçlar elde etmiştir. Daha sonra eski ABD başkan adayları da seçim kampanyalarında tren kiralayarak ülkeyi baştan başa dolaşmaya başlamışlardır. Gezecekleri trenleri süsleyip varacakları kasabanın istasyonuna kadar düdük öttürüp, durunca da adaylar vagonun üstüne çıkıp nutuklar atarlarmış. Aynı zaman da aday ile beraber ülkeyi gezen bir bando takımı da bulunur ve bu bando şehre girerken yüksek perdeden müzik icra edermiş. Siyasete ve seçim kampanyalarına ilgisiz olan seçmenler işte bu bandonun hatırına trenin peşine takılıp, adayın konuşmasını dinlerlermiş. Adaylar bu şekilde gezerek öyle bir başarı yakalıyorlar ki bu olay nedeniyle sürü psikolojisi “bando arabası etkisi” olarak da tanımlanıyor. Bando arabasının peşine takılanlar, atlayanlar, takip edenleri görenlerin de katılımıyla sürü haline geliyor kısacası. O günden beri iyi olsun kötü olsun ya da basit olsun bütün politika, ekonomi, inanç, fikir vs. her türlü modellemelerini üzerimizde uyguluyorlar denilebilir. İşte bizler belki de son vagondaki bandodan farksız oluyoruz. Meydanlarda bizleri eğlendirmek için yaptıkları ne varsa bizim yansımamız belki de.

Birkaç alanda farklı tanımları olmakla beraber Bandwagon etkisi uluslararası ilişkilerde de geçer. Alternatif düşünce/politika belirleyemeyen aktör kendisinden daha güçlü aktörün peşinden gider. Bu aslında üretmeden özgün duruş sergilemeden sana sunulanı tercih etmek ve hatta bedavacılıktır. Psikoloji bilimi de der ki sürü psikolojisi, bir yığın kurallar ve koşullar dizisiyle temellenmiş belirli inançların, bir grup, topluluk, ülke vs’nin insanları arasında yayılmasına verilen addır. Burada esas olan şey, bireyler tarafından söz konusu inancın gerçekleşme olasılığının kabulü, çok büyük kitlelerin ona inanmış olmasına bağlı olmasıdır. Bir diğer en önemli husus ortam bozulmasın diye sürüye katılanlardır. Yani ahengi korumak adına doğru bir karardan saparak başka kararları onaylayabilirler. Bu yüzden ayrılığa düşmemek adına diğer üyelerin kabul ettiği bir şeyi kritik etmeden kabul ederler. Yanlış olduğunu bile bile sırf koyun sürüsünün peşinden gidenlere de ayrı üzülürüm. Hala günümüzde de etkisi sürdüren bu durum insanlar üzerinde zararlara sebep olabilir. Fakat koşullara bağlı olarak bu zararlı sonuçlar hemen fark edilmeyebilir de. Modern zamanlarımızın hastalıklı toplumlarında doğan hastalıklı düşünceler, düzeni sürdürmek, insanları yanlış yönlendirmek gibi yöntemlerle de devam ediyor. Tabi ki bizler aldığımız kararlarda tam bağımsız insanlarız. Fakat düşünme yetimizi kaybettiğimiz anda sorgulamak yerine rahata konmak daha kolayımıza geliyor. Bize doğru gelmeyenleri onaylamak sırf sürüden bizi atarlar düşüncesine kapılıp alay edilme korkusu yaşamak çok eskide kaldı. Bu düşüncelerimizden kurtulduğumuz zaman o bando bütün coşkusuyla bize eşlik edecektir zaten. Ne demiş Mark Twain “ Çoğunluğun tarafında olduğunuzu fark ettiğiniz her an, durup düşünme zamanıdır.”

 

Kaynakça:

Kiss, A & Simonovits, G. İki turlu seçimlerde bandwagon etkisini tespit etmek. Kamu Tercihi. 2014 (3-4) 160: 327-3

Bilgiustam.com

Reoveme.com

Şevval FALAY

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.