Karanlık ve Soru İşaretleriyle Dolu Bir Ülke: RUSYA

0 2.264

Öncelikle Rusların kim olduğuyla ilgili başlayacak olursak; Rusya ülkesinin tarihi Doğu Slavlarının tarihiyle başlar.

(Doğu Slavları: Eski Doğu Slavca kökenli Doğu Slav dillerini konuşan etnik gruplara verilen addır.)

Rus tarihinin geleneksel olarak başlangıcı 862 yılında kuzeyde Vikingler tarafından yönetilen Rus devletine dayanmaktadır. Fakat bunlarla beraber Rusların ya da daha doğru bir tabirle Slav kökenli halkların(Slav kökenli halklar derken sadece Rusya’dan bahsetmek yanlış olur. Çünkü birçok devlet ve millet Slav kökenlidir.) kökeni hakkında ki çalışmalar ilk olarak 18. Yüzyılın sonlarında başlamış ve 19. Yüzyılda ciddi seviyelere ulaşmıştır. Bu çalışmalar genel manada etnografya ve coğrafya alanındadır. Son dönemde yapılan arkeolojik çalışmalardan elde edilen veriler, Slavların erken tarihini Tunç Çağı’na kadar dayandırmıştır. Slavların erken tarihi hakkında ilk yazılı bilgiler Bizans, Roma ve Doğu yazarları tarafından kaydedilmiştir. Slavlardan ilk kez bahseden isim Ptolemy (Batlamyus, İskenderiyeli Yunan matematikçi, astronom ve coğrafyacı) Slavları “Soubenoi” şeklinde zikretmiştir. (Geography adlı eseri)

Slavlardan erken dönemde bahseden diğer önemli isimlerden biri ise Jordanes’tir. (Jordanes veya Jordanis, 6.yüzyıl Got asıllı Bizanslı bürokrat) Romana et Getica adlı eserinde (Gotların Tarihi) adlı eserinde Slavlara dair bilgiler vermiştir. Jordanes bu eserinde onları Vistül nehrinin yukarı kısmında yaşayan Venedler olarak bahsetmiştir. İleri zamanlarda onları Antlar ve Sclaveni olarak adlandırmıştır. Prokopius (Filistin asılı Bizanslı tarihçi) ise Savaşların Tarihi adlı eserinde onlardan yine Sklaven diye bahsetmiştir.

Erken Rus tarihi için yine en önemli kaynaklar Rus kaynakları olmuştur. Erken dönem Rus tarihi en önemli kaynaklardan ikisi Povest Vremennih Let (Geçmiş Yılların Hikâyesi) veya Nestor Kroniğidir. Bu eser Kiev Rusyasından itibaren yayınlanan Rus yıllıklarının başlangıç kısmı olmuştur. Bu yıllıklarda erken Rus tarihi için en önemli bilgiler içerenler şunlardır: İpatyev, Lavrentev, Voskresen, Novgorod, Troits, Nikonov, Radzivilov yıllıklarıdır. Rusların daha doğru tabirle Slavların kökeni hakkında bu kadar kaynak ve çalışma varken kökenleri hâlâ daha netlik kazanmış değildir.

Rus kelimesi o dönemlerde Rusların şu anki coğrafyasına yerleşen Vikingler için kullanılmaktaydı. Anlamı ise “Kürek çeken, Kürekçi”dir. İlk Rus devletleri Knezlik (knez: prens, kral anlamlarında bir soylu tabiri) şeklinde olmuştur. Vladimir-Suzdal Knezliği, Knez Yuri Dolgorukiy bunlardan bazılarıdır. Tarihte birkaç devletin altında yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bunlara en güzel örnek Moğol ve Altın Orda İmparatorluklarıdır. Yine bu devletlerin altında Knezlik şeklinde devam etmişler ve bu devletlere vergiler vermişlerdir. Bu zamanlarda Rus Knezlikleri birbirleriyle anlaşamaz hâlde olduklarından ötürü Moğollar kolayca Güney Rusya’yı yani Kiev Rusyasını yenmişlerdir. Fakat ilerleyen zamanlarda büyük Rus Knezliklerine destek veren ve Ortodoks Kilisesini vergiden muaf tutan Moğol hanları onların istemeden birleşmesine ön ayak olmuştur. Bu sebeplerden ötürü Moğollar, Rusların sonraki dönemlerinde siyasi yönden etkili olmuştur. Moğollardan merkeziyetçi yapıyı benimsemişlerdir.( 15. ve 16. Yüzyıllarda genişleyen topraklarında yine bu Moğol sistemini kullanmışlardır.) Bununla beraber Altın Orda Devleti’nden vergi sistemini, gümrük kurma gibi işler ve askeri açıdan onlu sistem ve bazı silahları almışlardır. Kiev Rus devletinin parçalanmasıyla Moskova Knezliği’nin yükselişi başlamıştır. Bu yükselişle Moskova bölgesi de kültürel ve siyasal açıdan Rusların merkezi hâline gelmiştir.

Biraz daha günümüze yaklaşacak olursak; Rusya’yı, tabiri caizse Rusya’nın şimdiki modernliğinin ve gelişiminin, birçok politikasının mimarı Çar I. Petro’dur. Onun döneminde Rusya birçok savaşa girmiş, sıcak denizlere inme gibi politikalar üretmiş, Rusya’nın Avrupa’dan geri kalmaması için Rönesans ve Reform gibi Batı’nın yükselmesini sağlayan toplumsal olayları kendi ülkesinde de yapmayı başarmış ve Rus Çarlığı’nı, Rus İmparatorluğu yapmıştır.

(I. Petro, Ruslarda “Büyük Petro” diye anılırken bizde ise daha çok “Deli Petro” olarak bilinir. Bunun sebebi sıcak denizlere inme politikasının etkisiyle rütbesine yakışmayacak bir gemide üstelikte en düşük rütbeyle çalışması sebebiyle Osmanlı Devleti’nde “Deli Petro” diye anılmıştır.)

Bu yapılanlardan uzun yıllar sonra I. Dünya Savaşı’nın sonlarına yakın, Ruslar 1917 Bolşevik Devrimi ile yönetimi ele geçirmiş, Rus Çarını ve ailesini kurşuna dizmiştir. Vladimir Lenin önderliğinde sosyalist rejimle yönetilen bir ülke kurmuşlardır. İlk başlarda sessizce ilerleyen bu yeni devlet 1930’lu yıllardan sonra dünyada iki süper güçten biri olmuş ve Çarlık Rusya’sından daha etkin hâle gelmiştir.

1950’li yıllarda Dünya iki kutuplu bir sisteme girdiğinde o iki kutuptan birisi Rusya olmuştur. Fakat ilerleyen zamanlarda sosyalist ideolojinin insanlarda zayıflaması, bunun yanında cereyan eden büyük sıkıntılar neticesinde 26 Aralık 1991 yılında lağvedilmiştir.

 

Günümüzde Rusya

150 milyona yakın nüfusu ve sahip olduğu topraklarla dünyanın en büyük ülkesi konumunda olan Rusya, şu anda yarı başkanlık sistemi ile yönetilen bir ülkedir. Başkanı ise Vladimir Putin’dir. Ülkede 1050’den fazla şehir bulunmakla beraber başkenti Moskova’dır. Moskova’nın yanında diğer bazı büyük şehirleri Saint-Petersburg, Nijni Novgorod, Veliky Novgorod vs. şehirleridir. Ülkede en popüler din Hristiyanlıktır. Bunun yanında İslam, Budizm, Şamanizm, Yahudilik gibi dinleri de içinde barındırmaktadır. Sporcu bir millet olarak tanınmasının yanı sıra uzun zamandır en fazla ilgi gören spor “Satranç”tır. İklim şartları ise bölgeden bölgeye değişiklik göstermektedir. Doğu kısımları soğuk ve tundra iklimi hâkim iken batı kısımlarında karasal iklim hâkimdir.

Dünyanın (kanıtlanmış olarak) en büyük doğal gaz rezervlerine sahip olan ülkesidir. Bunun yanında en büyük üreticilerden ve ihracatçılardandır. Ekonomisinin kaynakları; nükleer enerji, uzay teknolojileri, , inşaat, ticaret, telekomünikasyon, ulaştırma, havacılık, gemi yapımı, gıda teknolojileri, ahşap, kimya, sanayi, tarım ve hizmet sektörüdür.

Bu kadar iyi yanlarından bahsettiğimiz Rusya’nın bir de içine bakalım. Bireysel silahlanma artışında hızla yükselmektedir. Bununla birlikte bir yabancı olarak oraya gittiğinizde güvenliğinizden kendiniz sorumlusunuzdur. Her ne kadar zamanında sosyalist ideolojiyle yönetilseler de milliyetçilik bazı bölgelerinde çok yüksek seviyededir. Rüşvet ise önü alınamayacak şekilde ilerlemiştir. Eğitim, güvenlik, sağlık alanlarında rüşvet sayısı çok çok fazladır. Ortalama rüşvet miktarı dokuz bin dolar civarındadır. Net bir asgari ücret sistemi bulunmamaktadır.

Dünyanın en fazla mafya örgütlerine sahip ülkelerinden birisidir. Ülkede 6.000’den fazla mafya ve benzeri oluşum bulunmaktadır.

Hayat pahalılığı üst düzeyde ve alım gücü gün geçtikçe düşmektedir.

Ülke ayrıca seçimlerde usulsüzlüklerle de ses getirmiştir. 2012 seçimlerinde bazı bölgelerde %146 oy oranı rastlanmıştır.

Vladimir Putin

Günümüzdeki Rus başkanına ayrı bir parantez açmak istedim. Bunun sebebi kendisi çok farklı ve alışılagelmişin dışında bir liderdir. Forbes dergisi tarafından uzun yıllar boyunca “Dünyanın en güçlü adamı” seçilmiştir. Sıradan bir aileden gelmiş olmasına rağmen kendisi şu anda bile dünyanın en çok konuşulan insanlar kısmında başı çekmektedir. Eski KGB ajanı olan Putin 2000 yılından beri Rusya’yı tek başına yönetmektedir. Ülkenin tam anlamıyla dokunulmaz gücüdür. Kendisini eleştirenler ve muhalifler bir zaman sonra sessiz sedasız ortadan kaybolmaktadır. Devletin her yanını tam anlamıyla sarmıştır. Bunun yanında devleti ülkedeki büyük şirketlerin ortağı veya sahibi yapmış ve devletin bütün kademelerini ele geçirmiştir. Kendisinden önceki Boris Yeltsin’in onu önermesiyle başkan olmuştur. Başkanlığa geldikten sonra ciddi düzenlemeler yapmış 89 federal bölgeyi yeniden düzenleyerek bunların sayısını azaltmış ve federal yöneticilerin seçimle gelmesini engelleyip kendisi atamaya başlamıştır. Eski Sovyet Marşı’nı biraz düzenleyerek yeniden yürürlüğe koymuştur.

 

Onu Destekleyenler Ödüllendirilir Karşısında Olanlar İse Cezalandırılır

Az önce bahsedildiği gibi Putin, başa geçtikten sonra muhalif siyasilerin ve gazetecilerin suikastı veya ortadan kaybolması çok fazla artmıştır. Devletin resmi televizyon kanallarının yanında diğer kanalları da etkisi altına almıştır. Kanalları devletin propaganda aracı ve kendisi hakkında iyi şeyler yayınlayan organlara dönüştürmüştür. Araştırdığınızda göreceksiniz ki imajını ve karizmasını sağlama almak için birçok işe atılmış gibi lanse edilmektedir. Ek olarak Rusya’da “Süper Putin” adını taşıyan bir çizgi roman bulunmaktadır. Onu bir gün Finlandiya’da batmış hâlde bulunan bir geminin çıkarılmasında ön plandadır. Başka bir gün motor çetesiyle gezerken, yüzerken, şarkı söylerken, bilimsel çalışmalara katılırken görebilirsiniz. “Russia Today” adında birçok dilde yayın yapan kanalı kurulmasında öncülük etmiştir. Sadece Rus kaynaklı olarak kendisi için mükemmel kurgulanmış hikâyeler yazılmıştır. Bu hikâyeler ve yaratılan imaj o kadar etkili olmuştur ki Putin son zamanlara kadar en fazla sempati duyulan ve kendisinden çekinilen biri olmuştur.

 

Acımasız Bir Lider

Çeçenistan’ın Rus sınırlarını bombalaması ve ilerleyişi karşısında soğukkanlılığını korumuş ve şöyle bir açıklama dile getirmiştir: “Bedeli kendi insanımı hatta çocuklarımı öldürmek bile olsa hepinizi imha ederim.” Bu açıklamadan sonra Grozni’ye karşı ağır bombardıman başlattı ve 80.000’e yakın sivilin hayatını kaybetmesine sebebiyet verdi. Bundan sonra bir yıl gibi az bir sürede Çeçenistan’ı kontrol altına aldı. Avrupa’daki siyasi bölünmeyi Rusya çıkarı için körüklemektedir. Ülkenin okyanuslara erişiminin az olduğunu bilen Putin, Karadeniz’de de Türkiye’ye bağımlı olduğu için Ukrayna’dan Kırım ve Sivastopol gibi önemli liman kentlerini Rusya’ya bağlamış ve askeri üs kurdurmuştur. Kendisi vakti zamanında KGB ajanı iken Türkiye’de de bulunmuş ve Aliağa’daki Tüpraş’ta çalışmıştır. Beraberindeki Rus ile çevreyi fotoğraflarken suçüstü yakalanmış ve atılmıştır.

 

Çıkarları Uğruna Her Şeyi Yapabilecek Lider

Ukrayna’nın NATO’ya üye olmasından çekindiği için ülkedeki bölünmeye destek vererek bunu hat safhaya çıkarmış ve ülkedeki Rus yanlısı olan Donetsk-Luhansk’taki (Donbass) insanları desteklemiştir. Bu destekten güç alan ayrılıkçılar Donetsk-Luhansk Halk Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Şu anda bu Donbass bölgesi Putin’in emri ile işgal altındadır.

Yaptıkları ile her ne kadar olağanüstü bir karizma yakalasa da son zamanlarda dünya kamuoyu ve halkı Putin’den bu sebeplerden ötürü soğumaya başlamıştır.

 

Zaman bize ne gösterecek, göreceğiz…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

Kezban Acar, Başlangıçtan 1917 Bolşevik Devrimine Kadar Rusya Tarihi

Akdes Nimet Kurat, Rusya Tarihi: Başlangıcından 1917’ye Kadar

Nicholas Riasanovsky, Rusya Tarihi Başlangıçtan Günümüze

Andrzej Walicki Rus Düşünce Tarihi: Aydınlanmadan Marksizme

Mustafa Ergün, Rus Eğitiminde Batılılaşma Çabaları ve Reformlar, Kuramsal Eğitimbilim

Ben Judah, Kırılgan İmparatorluk, Rusya Putin’e Nasıl Aşık Oldu ve Ondan Nasıl Soğudu

tr.wikipedia.org

Rusyaofisi.com

Henri Toyat, Ivan The Terrible

www.turkiyegazetesi.com

www.bbc.com

 

Gürsel AYAYDIN

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.