Müzik ve Ruhun Dansı

0 6.085

Müzik, notalarının tınısında kaybolduğumuz büyüleyici bir sanat… Bazen bizi güçlü bir ritimle harekete geçiren, bazen de yavaşça akıp giden melodilerle içimizi saran, işte o müziğin ta kendisidir. Ancak asıl gücünü ruhumuza dokunarak gösterir. Ruhumuz duygularımızın, düşüncelerimizin ve benliğimizin kaynağıdır. Bedenimizin içinde saklı olan en değerli hazinedir. Sevgi, cesaret, hüzün ve sadece bizim bildiğimiz korkularımız ruhumuzun en derinliklerinde yankılanır. Müzik, her tınısında farklı bir hikâyeyi anlatır. Bu hikayeler ise duygusal yolculuğumuzun vardığı son nokta olan ruhta cevap bulur. Bu nedenle müzik ile ruhun ahenkle dans ettiğini söylemek mümkündür. Kimimizin içi kemanın tellerinden çıkan o perdeli seste burkuldu, kimimizin anılarıysa piyanonun ihtişamlı tınısında hayat buldu. Fakat en çok da duyduğumuz müzik kelimelerimizin sesi oldu. En sessiz kaldığımız anlarda bile, müzik ve ruhun dansı ile oluşan gürültü, benliğimizi sarıp sarmaladı.

Hepimizin hayatta birtakım ihtiyaçları var ancak temel fizyolojik gereksinmelerin yanı sıra ruhumuzun da beslenmeye ihtiyacı var. Sulanmayan çiçeğin kuruması, beslenmeyen canlının ölmesi gibi ruh da eksik kalırsa iyileşemez. Var olduğu beden de can bulamaz. Ruhumuzun haritası olan duyguların yoğunluğu, bazı vakitler tarif edemeyeceğimiz kadar güçlü ve karmaşık olabiliyor. İçimizde olan o düğümlere biri el atsın çözsün istiyoruz. Ağlamak, gülmek, kızmak ve düşünmediğin ihtimallerin var olduğu gerçeğini hatırlamak bu düğümlerin çözülmesi ile başlıyor. Bunu başlatan en güçlü etkenlerden bir tanesi de “müziktir”. Müzik, insanlık kültüründe önemli bir yer tutar ve duygusal evrenselliğe işaret eder. Bunun sebebi ise duyguların kalıplarının olmamasıdır. Özlemek, sevmek, hüzünlenmek hepimiz için… Aramızda ortak bir bağ oluşturan, duygularımızı ifade eden, ruhumuza dokunan yine müziktir. O bütün dil bariyerlerini aşar, kültürel farklılıkları bir kenara bırakır. Güçlü tınılarıyla ruhu dansa kaldırır.

Müzik zaman ve mekânın ötesinde bir bağlantı kurar. Bir anı, bir yer, bir kişi veya bir duygu ile özdeşleşebilir. İnsanların yaşamlarındaki önemli anları bir şarkı ve melodi ile birleştirir. Birbirimizde ortak anılar oluşturan, kimimizde özlem duygusunu perçinleyen, kimimizde ise kavuşmanın bir hatırası olan müzik, hayatımızdaki duygusal anların anlatıldığı bir hikâye gibidir. Ruhumuzda iz bırakan bu notalar, hislerimize anlam katar.

İçsel yolculuklarımızda bazı boşlukları doldurmaya, sessizliğin içinde kulağımıza hafif çalınan bir melodiye, ayna misali iç dünyamızı yansıtmaya ihtiyacımız var. Düşündüğümüzde, bu anlarda müzik bize bir armağan gibi olmadı mı?

Cevap “evet” ise içimizdeki sesi, müziği duymaya hep devam edelim. Çünkü kalplerimizin dili olan müziğin, ruh ile dansı hayatlarımıza pusula olmaya devam edecek…

Safiye Nur KARABACAK

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.