Ne Yapabiliriz Ki?

Üstüne düşeni yapmadığın bir dünyayı eleştiremezsin!

0 4.733

Bize verilen en büyük mucize doğa! Bizim kıymetini bilemediğimiz, yıllardır canını okuduğumuz, bahşedilen en büyük şey. Kahvemi alıp korunmayan yeşillik bir yerde huzurla oturamıyorum uzun zamandır. Neden? Diye sormuyorsunuzdur. ÇÖPLÜK, her yer çöplük olmuş durumda. Bu çirkin görüntüyü kaldırmıyor içim. Peki ya denizler? Deniz bize kinini, nefretini kusmaya başladı. Denizler dayanamıyor artık insanoğlunun zalimliğine. “Marmara Denizi Ölüyor” çünkü betonlara verilen kıymet denizlere verilmedi çünkü, fabrika sahibi üç kuruş paradan kaçtı, çünkü siyasetçi uyudu, çünkü bizler benim bir çöpümden ne olur ki dedik, çünkü basın kim bilir neredeydi? Şaşırmıyoruz, söz konusu dolar yeşili değil çünkü. Deniz mavisi… İçinde bir dünya olan denizlerimizi hep birlikte koruyamadık. Sen, ben, o değil, bu manzaralar değer bilmeyen herkese ait. Evet, Marmara Denizinde salya varsa atık sular yüzünden ama ya diğerleri? Hiç mi yok bu manzaralarda tuzumuz? Gözlerimin önünde kolasını içip denize fırlattı, heeey çöplük mü orası? Yetmedi izmaritini, su şişesini, maskesini… Doğa ölüyor doğa… Her felakette olduğu gibi yine birbirimizi taşlamaya başladık. Uyarmadık, bilinçlendirmek için çabalamadık, taşladık. Daha büyük sorunumuzu yine unuttuk, “Marmara Denizi Ölüyor.” Yine menfaatler çıkardı herkes kendine. Turistler de kaçar bu arada. Bu belki denizi kurtarmamız için bir sebep olabilir. Gerisi kimin umurunda? Bizim. Bizim umurumuzda. Binlerce kez gözlerimi dikip hayaller kurduğum deniz benim umurumda. Gelecek benim umurumda. Bizim yapmamızla mı olacak? Evet. Bizimle olacak. Yere, denize attığımız minicik sakız çöpünden, sigara izmaritinden ne olur ki? Değil… Çok şey olur. Çünkü senin gibi düşünen binlerce insan var. Herkesin aynı yere sakız çöpünü attığını düşünelim. Binlerce insanın… Ne olur mu? Hımm, rüzgar başka yere götürür belki o zaman aynı yerde toplanmaz evet. Denizde zaten dalga var. Yine kurtardık yani. Ne anlatmaya çalıştığıma gelecek olursak; denize çöpünü, ormana mangal pisliğini bırakan bir insanın vicdanını rahatlatmak için başkalarını suçlaması çok mantıklı gelmiyor bana. Herkes üstüne düşeni yapıp ondan sonra eleştiri oklarını başkalarına yöneltmeli. Üstüne düşeni yapmadığın bir dünyayı eleştiremezsin! Sen yapıyor musun da konuşuyorsun derseniz, evet ben doğa için elimden geleni yapıyorum. Herkesi de diğer olumsuzlukları bir kenara bırakıp elinden geleni yapmaya davet ediyorum. Kuraklık, oksijensiz dünya… Bunların hiçbiri masal değil. Ayak sesleri uzaktan gelmiyor artık. Adım adım yaklaştığımız gerçekler. Doğa yavaş yavaş terk ediyor bizi. Bizse bekliyoruz bize yeniden bir şans tanımasını. Çünkü her zaman düşündüğümüz gibi; biz ne yapabiliriz ki sonuçta? Denizler temizlenir ve biz kaldığımız yerden devam ederiz bilinçsiz yaşamımıza.

Sude BATTIR

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.