KATİL FİLİKA

0 3.509

Tuzla Gisan Tersanesi’nde 12 bin 500 grostonluk Turquoise-T adlı tankerin filika serbest düşme testi sırasında 3 işçi hayatını kaybetti 13 işçi ise yaralandı. 11 Ağustos 2008 de gerçekleşen yetkililerin “kaza” adı altında açıklamalarda bulundukları fakat göz göre göre yapılan ihmaller sebebiyle can alan kazada Emrah Varol, Ramazan Aygün ve Ramazan Çetinkaya hayatını kaybetmiştir. Teste tabii tutulan filikaya normalde kum torbaları yüklenerek teste başlanması gerekirken 16 işçi bindirilmiş ve test başlatılmıştır. Telsizle içerideki işçilerin onayı alındıktan sonra filika serbest bırakılmıştır. 10 metre yükseklikten bırakılan filikanın halatı kopunca filika ters dönmüş ve denize çakılmıştır. Denize çakılan filikanın kırık camından içeri giren su sebebiyle ya da düşerken aldıkları darbe sebebiyle işçiler ağır yaralanmış ve hayatını kaybetmiştir. Başka test sebebiyle gemide bulunan gözetmen Frsansız Loyd’u ekipleri tarafından 15 dakika önce “canlı denekle test olmaz” uyarısına rağmen ve işçilerin yüzme bilmediklerine kulak asmadan testi gerçekleştirenler bu kazanın asıl sebepleridir.

Can kayıplarının ardından yapılan açıklamalar ise insanlığın öldüğünün bir kanıtı daha olmaktadır.

LİMTER-İŞ Genel Başkanı Cem Dinç, Gisan Tersanesi’ndeki kazayı “son 8 yılın en büyük kazası” olarak nitelendirdi. Dinç, “Bu tür testlerde insanların kullanmak doğru değil. Onlar işçi olabilir ama kum torbası asla olamaz. Yapılan hiçbir çalışma sonuç vermiyor. Raporlar hazırlanıyor, komisyonlar kuruluyor, ancak tersanelerdeki ölümlerin önüne geçilemiyor. Çünkü büyüyen ve gelişen sektör, hala aynı alanlarda daha fazla üretim yapmaya çalışıyor”

GİSBİR: Testte insanları kullanmamak gerekiyordu. 3 kişinin hayatını kaybettiği kaza ile ilgili olarak konuşan Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) Başkanı Murat Bayrak, “Test aşamasında teknik bir sorun yaşanmış. Bu konuda eksiklikler tespit ettik” Bayrak şöyle devam etti: “Bugüne kadar örneği olmayan bir kaza yaşandı. Test aşamasında insanları kullanmamak gerekiyordu. Elimizden geleni yapıyoruz. Ancak kazanın nerden geleceğini bilmiyoruz. Tüm tedbirleri almak için çalışıyoruz. Ancak bu iş böyle. Hiç beklemediğiniz ummadığınız bir yerde kaza patlak veriyor. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde kullanılan sistemleri kullanmaya özen gösteriyoruz. Ancak yine de acı sonuçlarla karşılaşabiliyoruz. Bu olaylar çok üzücü.”

Test yapmanın amacı zaten teknik aksaklıkların bulunması ve herhangi bir kaza ya da kötü sonucun önlenmesiyken test aşamasında oluşan teknik bir aksaklık açıklamasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Garantisi olmayan bir teste insanları mecbur bırakıp daha sonrasında beklenmedik bir kazaydı açıklaması çok yanlıştır.

Tuzla’daki Gisan Tersanesinin kurucusu Mehmet Oyar (88), kazanın ardından derin üzüntü yaşadığını belirterek, “olaya çok üzüldüm, günlerce ağladım. Çünkü onlar benim evladımdı. Yanımda çalışanların hepsi benim evladımdır. Ben tersaneye gittiğim zaman onlarla birlikte yemek yerdim.”

“Kazada Bizim Hatamız Yok” 

“Filika Çin’den alınmış. Kayacağı kızakları Gürdesan yapmış. Loyd “çalışır” diye onay vermiş. Bizim bir hatamız yok. Deneme yapılan filikanın bağlı bulunduğu geminin 19 kişilik personel kapasitesi var. Taşeron, filikaya adamları toplamış. 19 kişi geleceği yerde 16 kişi gelmiş. Filikanın denemesi yapılmasaydı, gemi 19 kişiyle yüzecekti. Bu gemi denizde fırtınaya yakalansaydı o zaman filikaya binen 19 kişinin hepsi ölürdü.”

Mehmet Oyar, filikaların denenmesinde kum torbası kullanılmadığını öne sürerek, “kum torbası falan bilmiyorum, denemede kum torbası olmaz” diye konuştu.

Bu dalga geçer gibi yapılan açıklamaların ardından dalga geçer gibi alınan kararlara bakalım.

Girsan tersanesi genel müdürü Metin A. , Genel Müdür Yardımcısı Ender K. , Teknik Müdür Burhan B., Kontrolör Bureau Veritas görevlilerinden Hayati A. ve İskender A. olaydan sonra görevi ihmal ve ölüme sebebiyet vermek suçlamasıyla tutuklanıyor ve Maltepe cezaevine gönderiliyor. Fakat acılı ve ihtiyaç halindeki ailelere kan parası veriliyor ve aileler suçlamalarını geri çekiyor. Mahkeme ise kazadan sorumlu kişilerin cezalarını para cezasına çeviriyor. Bu olaylar yaşanırken ilginçtir ki üç yıl boyunca ölen kişilerin adli tıp raporları mahkemeye ulaşmamıştır. Aradan geçen üç yıl sonra raporların nerede olduğu sorulsa da aile şikayetini zaten geri çekmiş ve dosya kapanmış bulunmaktadır.

Ölen ve yaralanan işçilerin çalışma arkadaşları yaşanan filika kazasını bir süre protesto etti ve tabi ki her defasında çeşitli önlemlerle dağıtıldılar. Birkaç sloganları şöyleydi;

“Tersane patronları öldürüyor, yargı aklıyor”

“Artık ölmek istemiyoruz”

“Katiller işçiye hesap verecek”

Tuzla tersaneler bölgesinde son 16 yılda ölen işçi sayısı 104’e yükseldi. 2008 yılında ise 8 ayda 18 ölüm gerçekleşmişti. Bu rakamlar karşısında işçilerin seslerini duyurmaya çalışmaları kadar normal olan hiçbir şey yokken onları dinlemeyip aklımızla dalga geçen işverenlerin açıklamalarını evimizdeki televizyonlarda son ses dinledik. Gerçek katilleri bulamıyorsak olaydan Çin malı filikayı dahi sorumlu tutan yetkilileri, o an o tersanede bulunan her bir kişiyi, mahkemesi, adli tıpı, ölmek istemiyoruz diyen insanların sesini kulak arkası eden bizi suçlamak gerekir…

KAYNAKÇA;

Bianet.org/ filika denemesinde öldürülen üç işçi

Hürriyet.com/ tuzlada yeni facianın adı canlı denekli filika oldu

Haberler.com/ filika kazasının yaşandığı tersane sahibi

Milliyet.com/ filika kazasının dosyası kayboldu

Denizhaber.com/ tuzlada facia gibi kaza

 

Selensu TARAKÇI

 

 

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.