Kendiniz İçin: “HAYIR” Diyebilmek

0 4.223

Küçüklüğümden bu yana en çok sorun yaşadığım konulardan biridir; istemediğim durumlar da “hayır” diyebilmek.

Hayatımın hep sınırları vardır; insanlara ördüğüm duvarlar, çizdiğim çizgiler vardır. Bu kadar netliğime rağmen hoyratça bazen de hadsizce hayatıma yön vermeyi kendine hak gören insanlarla tanışmış bulundum. Bu tanışmalardan öğrendiğim şeylerden biri de süslü kelimelerle değil net bir şekilde “hayır” diyebilmekti.

Öğrenmek hiç de kolay olmadı… Hatta bazen tam olarak bunu başaramadığımı bile düşünürüm hâlen.

Başarabilmek adına çok okudum, çok dinledim…

Bunun zorluğunu bilen biri olarak başka başarılarda tuzum olsun isterim… 🙂

“Evet” diyebilmek kadar önemlidir “hayır” diyebilmek… Akıl vermeyi kendilerine görev olarak görmüş arkadaşları vardır bir çoğunuzun. “Ne var canım hayır diyeceksin, tek bir kelime alt üstü” diyecektir.

Hayır diyememe, ender olarak yıkıma yol açar ancak çoğu kez yaşamın tadını da kaçırır. Bu durum cildi hafifçe tahriş eden bir kum tanesine benzer. Bu durum motordaki hafif bir gürültüye benzer. Gürültü otomobilin çalışmasını engellemez, ama yol boyunca aklınızı kurcalayıp durur.

Tıpkı vadiyi aşan bir ırmak gibi insan da bazısı bilinen bazıları da keşfedilmeyi bekleyen pek çok ırmak ve akarsudan oluşur.

Albert Jacquard, bu konuda “Her bireyde, her zaman ve mutlaka bir seçme ve başka bir şey yaratma potansiyeli vardır” demektedir.

Hayatımızın birçok yerinde önemi görürüz bu konun. İşte, okulda, ikili ilişkilerinizde say say bitiremeyiz.

Peki Bizler Neden Hayır Diyemiyoruz?

Birçok insanın küçüklüğünde yaşadığı olaylar insanın düşünce dünyasını etkiler. İnsanların onları olduğu gibi kabul etmeyeceklerini düşünürler. Bu yüzdendir ki yargılanacakları düşündüğü konular hakkındaki düşüncelerini saklarlar.

Birçok insan için de “hayır” diyebilmek insanları kırmakla eş değer bir algıdadır. Başkalarını kırmamak adına duygu ve düşüncelerini kendilerine saklayarak kendilerini kırarlar. Ve inanın geçmesi en güç kırgınlık kendinize olan kırgınlığınızdır…

Bu algıdaki insanlar genellikle kendi önceliklerini göz ardır ederler. Bir süre sonra sürekli olarak karşı tarafın isteklerini yerine getirirken bulurlar kendilerini. Bir noktadan sonra karşı tarafın bu şekilde davranmadığını fark edip üzülüp, kırılırlar.

Kararsız kalışlarınız da bazen sizi hayır diyememeye itebilir.

Kendi sınırlarınız belirlemiş olmamanız, insanları hep mutlu etmem gerekiyor düşünceniz, incitmekten korkmanız… Bunların her biri sizi hayır demeye itmek için yeterli sebeptir.

Bu Durumu Nasıl Değiştirebiliriz?

İlk olarak kendi davranışlarınızdan kendinizin sorumlu olduğunuzu unutmayın. Karşınızdaki insana hayır derken ki samimiyetinizle veya sert, küçük düşürücü bir üslubunuz ile karşıdan alacağınız tepkinin sorumluluğu size aittir.

İstemediğiniz hiçbir duruma zorunlu hissetmemelisiniz kendinizi. Öncelikle bunu zihninizde kabullenin.

Örneğin; arkadaşlarınızla daha önceden yaptığınız bir plan olduğunu varsayalım. Buluşma günü geldiğinde gitmek istemediniz. Canınız sıkkın veya başka duygu durumları içerisindesiniz. Bunu tatlı bir dille arkadaşlarınıza söyleyebilirsiniz. Bu durum arkadaşlığınızı zedelemez veya onların size olan sevgisini azaltmaz. Ya da sizi itici bir insan yapmaz. Makul bir açıklama her şeyi çözebilir.

Başkalarının doğrularıyla aynı doğrulara sahip olmak zorunda değilsiniz. Fikirleriniz aynı değil diye aptal olmuyorsunuz. Sadece farklı bakış açılarına sahipsiniz, hepsi bu.

Her insanın sınırları olmalıdır. Kendi sınırlarınızı çizmeniz gerekiyor. Tabii önce kendi sınırlarınızın farkına kendiniz varmalısınız.

Varsayalım ki kurumsal bir şirkette çalışan personelsiniz. Ve çalışma saat aralıklarınız var. Gece yarıları gelen e-postalar olacaktır. Olağan dışı durumlar harici bu maillerin incelemesini uykunuzdan veya eğlencenizden ödün vererek yapmak zorunda değilsiniz.

Kendi sınırlarınızı oluşturduğunuz sürece sınırlarınız aşılmayacaktır. Siz karşı tarafa izin verdiğiniz sürece sınırlarınızın içine girebilirler ancak.

Hayır Diyememekten Nasıl Kurtuluruz?

Psk. İlkten Çetin’in “Kendine ve Başkalarına Hayır Diyebilme Becerisi” başlıklı makalesinde* okuduğum, ders çalışır gibi altını çize çize öğrenmemiz gereken maddeleri sizinle paylaşmak isterim:

  1. “Önce anlamak sonra anlaşılmak! Muhatabınızı saygıyla dinleyin. Konuşmasını tamamlamasını bekleyin. Sözünü kesmeyin.
  2. Anlaşılabilmek için, dürüst, açık, net ve kararlı olun. İletişim esnasında saklambaç oynamayın. Yalnız dikkat edin! Ne şiş yansın ne de kebap. Kırmadan, incitmeden nezaket içinde bu mesajı verebilmek de maharet; yoksa saldırganca öfkeyle ve kapa bir şekilde hayır demek de değil.
  3. O an kedinizi iyi ifade edemeyeceğinizi düşünüyorsanız; durun ve konu üzerinde düşünün. Ve muhatabınızdan zaman isteyin.
  4. Beden dilinizi doğru kullanın. Bakışlarınız ve ses tonunuzla ‘hayır’ deyin.
  5. Reddettiğiniz kişinin büyük bir hayal kırıklığına uğradığını düşünüyorsanız, serinkanlılığınızı muhafaza edin.
  6. Beyin jimnastiği yapın. Sizden istenen taleplere karşı tepkinizi ve sonraki durumunuzu irdeleyin. Tamam dediğiniz şeylerden ötürü kendinize kızgın mısınız? Darılmış, gücenmiş ya da içerlemiş hissediyor musunuz? Bunları değerlendir.
  7. Yalana başvurmadan empatik ve sempatik bir şekilde hayır deyin. Ama dikkat edin bazen uzun açıklamalar sınırlarınızın test edilmesine imkân tanır.
  8. Alternatif sunmayı bilin. Örneğin istenen şeyi gerçekten yapmak istiyor ama vaktiniz yoksa ‘şu an müsait değilim ama gelecek hafta’ şeklinde önermeler yapın.
  9. İçsel konuşmalarınızı değiştirin. Hayır dediğiniz için kötü ve bencil bir insan olduğunuzu düşünüyorsanız bu hastalığa yakalanma olasılığınız yüksektir. Size ‘hayır’ dedirtmeyen irrasyonel ve işlevsel olmayan düşüncelerinizi ve beklentilerinizi masaya yatırın…”

Hayır diyebilmek için bu maddeleri ezberleyin demiyorum. Yanlış bir yol sunmak istemem. Herkesin kendi ruhsal konforu olmasını savunanlardanım. Kendiniz için bir yerden başlamanız gerekir sadece. Kendinize saygınızı oluşturmaya başladığınız zaman iletişimlerinizde daha rahat olduğunuzu fark edeceksiniz. Bazen size eziyet gibi gelen iletişimleriniz de omuzlarınızın hafiflediğini hissedecekseniz.

Umarım hayatınıza ufak da olsa dokunabilmişimdir. Hep düşündüğüm gibi “kendimize de saygımız olmayacaksa yaşamayalım bu hayatı…”

 

* “Kendine ve Başkalarına Hayır Diyebilme Becerisi” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten Çetin’e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_18023.htm) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

 

  Büşra HELVACI

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.