Dayatılan Güzellik Algıları

0 4.847

 

Güzellik algıları toplumda yaygın olarak kabul edilen ve benimsenen fikirlerdir. Bu algılar, toplumun belirli bir zaman diliminde veya bölgesinde geçerli olan moda, estetik ve ideal güzellik standartlarına dayanır. Ancak toplumda sürekli güzellik, beden algısına göre bakılıp yargılanan kadınlar kendilerini gözetim altında hapsolmuş hissederler. Kadının kendi varlığını algılayışı bir başkası tarafından beğenilme duygusuyla tamamlanır. Bu yüzden de bulunduğumuz durum zamanla algıda seçicilik haline gelir. Peki güzellik nedir? Göze hitap eden mi? Veyahut herkeslesmiş bir yüz, vücut mu? Unutmayalım ki beden bir dönem kutsal kabul edilirken diğer dönem günahın temsilcisi olarak kabul edilip cezalandırmaya layık görülmüştür. Geçmişte kadınların zorla giydiği, giydirilmek zorunda bırakıldığı kıyafetlere, aksesuarlara bakacak olursak geçmişte şu örneklerini görebiliriz; kadınların ayağı küçük, naif olunsun diye giydirilen lotus ayakkabılar,ince belli olunsun diye iç organlara zarar veren korseler, boyunlarını ve yüzleri yanma pahasına şamdanlara değentakılan taçlarŞu an ise sıfır beden olabilmek adına vücudu sağlıksız bırakan beslenmeler, mükemmel ışıl ışıl parlayan bir cilt için müthiş paralar dökmeler, dudakların daha dolgun gözükebilmesi uğruna acı çekilen cerrahi müdahaleler…

Peki neden bunu yapıyoruz? Neden sürekli bir algı var ve istemesek de oraya doğru çekilip herkesleşiyoruz? Güzellik algısı, toplumların kültürlerine ve zamanlarına bağlı olarak değişebiliyor. Bazı toplumlarda şişmanlık güzellik olarak kabul edilirken, diğer toplumlarda ince bir vücut daha çekici görülebilir. Saç rengi, cilt rengi, yüz hatları ve diğer fiziksel özellikler de güzellik algısının belirlenmesinde rol oynayabilir.Toplumların kültürlerine ve zamanlarına bağlı olarak insanlar da değişebiliyor ve bu süreci zaman zaman kendi bedenlerine, ciltlerine zarar vererek sürdürebiliyorlar. Böyle olmasının sebebi kişiler değil de daha çok bunu baskılayan, doğru buymuş gibi gösterip algı yaratan toplumlar olabiliyor. Ve genellikle toplumun dayattığı güzellik algıları medya, reklamcılık ve moda endüstrisi tarafından belirleniyor. Kozmetik reklamlarında, moda endüstrisinde incelenen dergiler kapsamında hedef kitleye yönelik temel vaat “güzellik”tir. Reklamlarda kadınlara gelecek için “daha da güzelleşme” gibi vaatler verilir ve bu da aslında toplumun dayattığı güzellik algısından ibarettir. Medya da bir zaman ince kaş, sivri yüz hattı, ince bel ve bacak popülarite olan belli bir zaman geçtikten sonra daha kalın kaşlar, oval suratlar, kum saati vücutlar kendisini önceki popülaritenin yerine bırakabilir. Bu zaman kavramı değiştikçe aslında insanlarında kendi bedenlerine zarar vererek değiştiklerini görebiliriz. Lakin bunların her biri toplumun kadınlar üzerinde yarattığı birbirinden saçma güzellik standartlarından öte bir şey ifade etmiyor.

Sonuç olarak, herkesin “Ne hoşsun” dediği kişiler gibi olmaya çalışmanın ruhumuzu yavaş yavaş körelttiğini,arzumuzu azalttığını, dünyaya güzellik katma olasılığımızı ortadan kaldırdığını unutmayalım. İnsanlar kendi güzellik standartlarını belirleyebilirler ve toplumun dayattığı standartları kabul etmeyebilirler. İnsanların kendilerini sevmeleri ve kabul etmeleri, herhangi bir güzellik standardından daha önemlidir. İnsanların kendi benliğinden çıkarak birbirine benzemesiyle herkesleşmenin bir parçası oldular. Farkında olmadan aslında en büyük yabancılaşmayı kendilerine yaşatarak gerçekleştirdiler. Bu da aslında toplumumuz da olmaması gereken bir güzellik algısını oluşturmaktadır. Onun için dayatılan güzellik algıları hep birlikte yerle bir edilmeli ve hemen bugün, şu anda kendimizi olduğumuz gibi sevmeye başlamalıyız.

Lorraine Pascale’ın da dediği gibi “Güzellik, dışarıdan değil içeriden gelir. Kendine güven ve kendini sevme, gerçek güzelliğin anahtarıdır.”

Kaynakça:

Güzellik kadınlar için nasıl vaade dönüşür, dergipark.org

   BEYZANUR KINA

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.