BUGÜN VE ŞARAP

0 302

Bugün çok kıymetli. Bugünü anlatmak istiyorum ben bugün. Bir ömür var elimizde… Bir bugün var. Şimdi en yaşlı ve en genç halimizdeyiz.

“Carpe diem” güzellemesi yapmayacağım yarınlar yokmuşçasına. Ancak anı kaybetmek kendimize haksızlık değil mi? Hedonik bir anı yaşamak da haksızlık, yarın için çalışırken bugünün avuçlarımızdan kayması da haksızlık, geçmişten öğrendiklerimizi bugüne ve yarına ders saymamak da haksızlık. Zamanın kıymetini bilmemiz lazım. Bir teşbih ile ifade etmeye çalışacağım bugünün kıymetini. Şarabı kullanarak;

En güzel şarabın hangisi olduğunu geçmiş deneyimlerimden öğrendim.

En güzel şarabı anın hazzını usul usul hissederek yudumlamayı bugün yapıyorum.

Gelecekte de en güzel şaraba erişebilmek için gayretliyim.

İşte böyle “yaşıyorum”. Çünkü yaşamak gayret etmek insan için. Şarap örneği fazla mı bencilce oldu bu haliyle? Başkalarına en güzel şarabın hangisi olduğunu söylemek için “yazalım” bir de o halde!

İşte şimdi gerçekten yaşıyoruz. Dünü, bugünü ve yarını. Kendimiz ve başkaları için. Bir de gülümsemek ekleyelim buna. Gülümseyerek yazalım, gülümseyerek yudumlayalım ne nihayetinde gülümseyerek öğrenelim.

Bir şey eksik kaldı insanlığa dair. En güzel şarabın hangisi olduğunu başkalarıyla paylaşmak yetmez. Şarabı da paylaşalım bir başkasıyla. İnsan olmak paylaşmak demek bir yönüyle. Paylaşmak daha güzel yapar şarabı ve anı.

Zannediyorum hem hazcı hem diğerkam (yani diyorum ki hem Freud’un idini hem de süper egosunu işin içine katarak; ego ile dengelenmiş ya da tamamen dengesiz heterojen iki ayrı gayretle ve hangisinin daha üstün olduğunu kafaya takmadan) olmak, insan olmak tüm karmaşıklığıyla, sonra bir de gülümsemek lazım.

Biliyorum, bunca zorluk bunca üzüntü ve bunca dış faktörle bu söylediklerim çok zor.

Ancak diyorum ya bir tanecik ömrümüz var. Haksızlık etmeyelim. Haydi gülümseyelim. Sonra da bir yudum alalım şarabımızdan. En güzelini buluruz daha güzelini bulana kadar. Ne aramaktan vazgeçeriz ne içmekten ne paylaşmaktan ne de gülümsemekten. Yolculuğu hissederiz, yolu hissederiz, yolculara saygı duyar ve severiz hatta. Herkesi sevmeyiz ve sevmek zorunda da değiliz.

Ama her şeyden evvel “insan” olalım.

Ama bir yudum şarap alalım.

Lütfen ideolojik algılamayınız. Şarap sadece bir teşbih. Alkolü meşrulaştırmak değil gayretim. Şarabı alkol olarak görmeyiniz. Gülümseyerek ve hoşgörü ile okuyunuz. Teşbihte hata olmaz vesselam!

O halde şerefe, selamlar…

 

Ayça Nur DURSUN

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.